Karne Sendromu

Eğitim–öğretim yılının I.dönemi sone ermesi dolayısıyla yüz binlerce karne alacak. Dönem sonunda başarılı olup sevinç ve mutluluğu yaşayan öğrencilerin yanı sıra zayıf notları nedeniyle üzülen öğrencilerde olacak. ``Öncelikle ailelerin unutmaması gereken şey, çocukları başarısız ise onların her zamankinden daha çok desteğe, güvene ve sevgiye ihtiyacı olduğudur. Karnesinde zayıf olan çocukların anneleri “Baban seni dövecek”,  “kemiklerini kıracak” gibi tehditlerde bulunmasın. Çocuğa “Senden adam olmaz”  gibi onur kırıcı sözler söylenmesin. Özellikle, “Seni ağır işe vereceğim. Hayatı gör” gibi tehdit ve ağır sorumluluk içeren sözlerden kaçınsınlar. Sokakta yaşayan, madde kullanan ve sokakta çalıştırılan çocukların büyük bölümünün aile içi şiddet ve onur kırıcı davranışlar görmeleri sonucu evden kaçtıkları yapılan araştırmalarca saptanmıştır.

Karnenin mutlak başarı içim tek ölçüt olmadığını düşünerek ailelerin, karnelerinde zayıf notu bulunan çocuklarına güven duymaları ve sevgi göstermeleri gerekmektedir. Başarısızlık varsa ailenin tümü sorumludur. Çocuğu ailesinden, okulundan ve çevresinden ayrı düşünemeyiz. Sınıfların kalabalık oluşu, yanlış arkadaş seçimi, olumsuz aile ve çevre koşulları, eğitim sisteminden kaynaklanan çeşitli sebeplerle çocuklar bazı dönemlerde başarısızlık örneği gösterebilirler. Bu durumu geçici bir dönem olarak değerlendirip onlara yardımcı olmalıyız. Çocukların kendilerine olan güven duygularının desteklenmesi onların başarılı olmaları için olumlu isteklendirme olacaktır.

   Anne–Babalara öneriler

Dezavantajlı konumda olan çocukların Anne–babaların çocuk yetiştirme konusunda mutlaka eğitimden geçirilmesi gerekmektedir. Zayıfı olan Anne -babalara basit uyarılar.

  • Karnesinde zayıfı olan çocuklarınızı sinemaya, tiyatroya götürerek üzüntüsünü birlikte paylaşarak rahatlamasına imkân yaratalım
  • Çocuklardan ve gençlerden yapamayacakları şeyleri istemeyelim.
  • Yetenekleri ötesinde başarı göstermelerini beklemeyelim.
  • Başka çocuklarla karşılaştırmayalım. Onlara haksız cezalar vermeyelim ve fiziksel cezaya hiçbir zaman başvurmayalım. Bu, çocukların evden uzaklaşmalarına neden olur.
  • Çocukların yaş ve fiziksel özelliklerine uygun sportif imkânlar sağlayalım.
  • Çocukları sürekli eleştirmeyelim. Onların yaptığı olumlu şeyleri beğenelim ve takdir edelim.
  • Çocukların arkadaş grupları ve akranlarıyla olan ilişkilerini takip ve kontrol edelim.
  • Çocuklarımızın sokaklarda çalışmasına izin vermeyelim. Eğitimlerinin devamını sağlayalım. Çünkü sokaklar, çocuklar için tehlikelerle doludur.
  • Sokağın tehlikelerini ailelere anlatalım, sokakta satıcılık yapan çocuklardan alışveriş yaparak sokağı cazip hale getirmeyelim.

Saygılarımla.

Kahraman Eroğlu
Sosyal Hizmet Uzmanı Aile Danışmanı
Şişli Belediye Başkan Yardımcısı
Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği İstanbul Şube Başkanı