Gazeteciler ve SHÇEK'in Arasında Bir Çocuk (BIA Haber Merkezi -12.10.2004) 

Sosyal Hizmet Uzmanı Eroğlu, "Çocuğun gazetecilerle görüştürülmesi ruhsal gelişimi etkiler. Sorumluluk SHÇEK'te", İl Müdürü Andaç "Çocuk hastanede, Bakanlık sorumlu" diyor. DHA konuşmazken, TGC'nin etik ilkeleri ve Basın Kanunu çocuğu koruyor. 


BİA Haber Merkezi 
12/10/2004    Erhan Üstündağ       This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.


BİA (İstanbul) - Bolu'da yaşayan Çiğdem ve Ali A., 30 Eylül'de, 3.5 yaşındaki kız çocuklarının "merdivenden düştüğü" iddiasıyla İzzet Baysal Devlet Hastanesi'ne götürdü. 

Çocuğun vücudunun her yerinde dayak ve diş izleri bulunması üzerine anne Çiğdem A. "kötü muamele ve öldürmeye teşebbüs" iddiasıyla tutuklandı; kızları ise valilik onayı ile Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu'nun (SHÇEK) koruması altına alındı.

Sağlık durumu iyiye giden S.A. ile ilgili ulusal ölçekte yayın yapan televizyon ve gazetelerde birçok haber çıktı. Televizyon ve gazetelerde S.A.'nın görüntüleri ve fotoğrafları yer aldı. 

Bugünkü (Salı) Hürriyet ve Radikal gazetelerinde de Doğan Haber Ajansı (DHA) muhabiri Ersin Ercan'ın S.A. ile yaptığı röportaj-haber fotoğraflı olarak yer aldı.

Basın Kanunu "18 yaşından küçük mağdurların tanınmalarına yol açacak şekilde yayın yapanlar" için para cezası öngörüyor. 

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin (TGC) hazırladığı Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi de "mağdur çocukla çocuktan sorumlu birisinin izni olmadan röportaj yapılmaması gerektiğini" söylüyor.

bianet'e konuşan Sosyal Hizmet Uzmanı Kahraman Eroğlu, halen yaşadığı travmanın etkisinde olan çocukla uzman olmayan kişilerin konuşmasının çocuğun sosyal ve ruhsal gelişimi açısından yanlış olduğunu, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nün hatalı davrandığını söyledi; Bakanlık ve baroların olaya müdahale etmesi gerektiğini belirtti.

Bolu Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ali Andaç ise, çocuğun hala hastanede olduğunu ve sorumluluğun Sağlık Bakanlığı'nda olduğunu iddia etti.

Röportajı nasıl gerçekleştirdiğini öğrenmek için aradığımız muhabir Ercan'a ise ulaşmak mümkün olmadı. DHA İstanbul Merkez'den Necati Yılmaz, muhabirin telefonunu veremeyeceğini, haberleri hakkında konuşmadıklarını, ancak dava açılırsa konuşabileceklerini söyledi.

"SHÇEK ve Bakanlık sorumlu" 

Sosyal Hizmet Uzmanı Kahraman Eroğlu, korunmaya muhtaç olan ve büyük ihtimalle halen yaşadığı travmanın etkisinde olan bir çocukla röportaj yapılmasının çocuğun ruhsal ve sosyal gelişimini yanlış etkileyebileceğini söyledi.

"Bir psikolog ya da uzman dışında insanların çocukla konuşması yanlış. Gazetecilerin çocuğa 'seni annen mi dövdü?', 'nasıl dövdü?', 'Annene gitmek istiyor musun?' diye sorular sorması çok yanlış. Bu tip davranışlar, çocukta, 'kötü anne' imajı oluşmasına ve sosyal ve ruhsal gelişiminin yaralanmasına neden olabilir. Patlayan flaşlar, üstüne üstüne gelen insanlar da çocuğu kötü etkileyecektir".

Çocuktan, Sosyal Hizmetler Bolu İl Müdürlüğü'nün sorumlu olduğunu söyleyen Eroğlu, "Artık bu uygulamalara dikkat etmek zorundayız. Avrupa Birliği ile uyum sürecinde Çocuk Hakları Sözleşmesi (ÇHS) ve ilgili anlaşmaların gereklerini uygulamaya geçirmeliyiz" dedi.

Eroğlu, "Bakanlık ve barolar yaşananlara müdahale etmeli" dedi.

İl Müdürü Andaç: "Sorumluluk Sağlık Bakanlığı'nda" 

Gazetecilerin S.A. ile nasıl röportaj yapabildiğini öğrenmek üzere aradığımız Sosyal Hizmetler Bolu İl Müdürü Ali Andaç ise çocuğun valilik tarafından kendilerine devredildiğini fakat halen hastanede olduğu için sorumluluğun şu an için Sağlık Bakanlığı'nda olduğunu belirtti.

Andaç, "Gazetecilerin röportaj yapabilmesi bence de yanlış ama çocuk bizim yetkimiz altında değil" dedi.

Açtıkları davanın sürdüğünü, mahkemenin büyük ihtimalle çocuğu Sosyal Hizmetlere vereceğini söyleyen Andaç, çocuğun uygun bir kuruma yerleştirileceğini söyledi.

DHA haber hakkında konuşmuyor 

Röportajı gerçekleştiren Doğan Haber Ajansı (DHA) Bolu Şubesi'nden muhabir Ersin Ercan'a ulaşmamız ise mümkün olmadı. 

Telefon numarasını edinmek üzere aradığımız DHA İstanbul Merkez'den Necati Yılmaz, "telefon numarasını veremeyeceğini, bu numaraların sadece iç iletişim için olduğunu, ayrıca muhabirlerin haberleri hakkında konuşmadığını söyledi.

Yetkililerin verdiği bilgilerin doğruluğunu teyit ve olayın her iki tarafının görüşlerini iletmek açısından muhabir Ercan ile görüşmek istediğimizi söylediğimizde Yılmaz, "Siz bizim haberimizi eleştirmek için telefon numaramızı istiyorsunuz yani?" dedi. 

Yılmaz, "Biz haberciyiz, haberlerimizi yaparken baktığımız tek şey olayın gerçek olup olmadığıdır. Olay gerçekse yazarız, sonra da konuşmayız. Ancak dava açılır, gerekirse konuşuruz" dedi. 

Etik ilke: "İzin olmadan röportaj yapılamaz" 

DHA'nın "konuşmayı yasaklayan" ilkelerinin neler olduğunu Yılmaz'dan öğrenememiş olsak da, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin (TGC) 1999'da benimsediği Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'nde konuyla ilgili bir paragraf olduğunu iletebiliriz:

Bildirge'nin "Gazetecinin doğru davranış kuralları" başlıklı bölümünde, açıkça, "Çocuklarla ilgili suçlarda ve cinsel saldırılarda, sanık tanık ya da mağdur (maktul) olsun, 18 yaşından küçüklerin açık isimleri ve fotoğrafları yayınlanmamalıdır.

Çocuğun kişiliğini ve davranışlarını etkileyebilecek durumlarda gazeteci bir aile büyüğünün veya çocuktan sorumlu bir başkasının izni olmaksızın çocukla röportaj yapmamalı veya görüntüsünü almaya çalışmamalıdır"
 deniliyor.

Yukarıda aktardığımız üzere, röportajın nasıl gerçekleştiğini öğrenmek üzere muhabir Ersin Ercan'a ulaşamadık.

Basın Kanunu 

DHA muhabiri tarafından hazırlanan haberi Hürriyet gazetesi altıncı sayfada ve fotoğrafı bulanıklaştırarak kullanırken Radikal gazetesi çocuğun fotoğrafını birinci sayfadan ve net bir biçimde verdi. S.A.'yı açıkça gösteren bir fotoğraf Vatan gazetesinde de yayınlandı. 

24 Haziran 2004'te Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 21. maddesinde "18 yaşından küçük olan suç mağdurlarının kimliklerini açıklayacak ya da tanınmalarına yol açacak şekilde yayın yapanlar için" ağır para cezası öngörülüyor.

Kanunun "Kimliğin Açıklanması" başlıklı 21. maddesi tam olarak şöyle:

"Süreli yayınlarda;

a) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununa göre evlenmeleri yasaklanmış olan kimseler arasındaki cinsel ilişkiyle ilgili haberlerde bu kişilerin,

b) 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 414, 415, 416, 421, 423, 429, 430, 435 ve 436 ncı maddelerinde yazılı cürümlere ilişkin haberlerde mağdurların,

c) Onsekiz yaşından küçük olan suç faili veya mağdurlarının,

Kimliklerini açıklayacak ya da tanınmalarına yol açacak şekilde yayın yapanlar birmilyar liradan yirmimilyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Bu ceza bölgesel süreli yayınlarda 2 milyar liradan, yaygın süreli yayınlarda 10 milyar liradan az olamaz". (EÜ/BB)